GÜNCELHaber Girişi : 17 Mart 2025 13:34

HEKİM VE SAĞLIK ÇALIŞANLARI BU KEZ DOĞU TÜRKİSTAN İÇİN YÜRÜDÜ

HEKİM VE SAĞLIK ÇALIŞANLARI BU KEZ DOĞU TÜRKİSTAN İÇİN YÜRÜDÜ

Erzurum'da hekim ve sağlık çalışanlarının yanı sıra vatandaşlarında katılımıyla Çin'in, Doğu Türkistan’a yönelik politikalarını protesto etmek amacıyla 70. Haftada bu kez Doğu Türkistan sessiz yürüyüş gerçekleştirdiler.

‘ECDATLARI BİZE YADİGÂR OLAN O VATAN TOPLU ŞEKİLDE YOK EDİLİYOR’

Sessiz yürüyüşün ardından grup adına açıklamalarda bulunan Eczacılık Fakültesi 3. Sınıf öğrencisi Ahmet Talha Yer, ‘bugün burada ümmetin en mazlum coğrafyası olan, tek başına direnmeye çalışan, dünyanın görmezden geldiği, çoğu ülkenin siyasi çıkarları uğruna feda ettiği ata yurdumuz Doğu Türkistan için bir araya geldik. Doğu Türkistan Neresidir? Uygur Türkleri kimlerdir biliyor musunuz? Uygarlığı, medeniyeti, ilmi her tarafa yayan, kahramanlıklarıyla, kurduğu devletlerle tarihe şanlı izler bırakan, ilk Müslüman Türk kağanıyla İslam’ın Türkler arasında yayılmasını sağlayan kutsal memlekettir Doğu Türkistan. Kaşgarlı Mahmut un, Yusuf Has Hacip’in memleketidir. Müslümanlar için, Türkler için yürek burukluğu olan diyardır Doğu Türkistan. İşte ecdatları bize yadigâr olan o vatan şimdilerde toplu şekilde yok ediliyor’ dedi.  

‘TOPLAMA KAMPLARINDAKİLER DÖRT DUVAR ARASINDA İŞKENCE ALTINDALAR’

Bugün resmî belgelere göre 10 milyon insan toplama kamplarında ve akıl almaz işkencelerle karşı karşıya! Diyerek sözlerine devam eden Yer, ‘2014’te kurulan bu toplama kamplarında yapılanlar kimsenin duymak bile istemeyeceği cinsten. Toplu tecavüzler, domuz eti yedirmeye çalışma, kısırlaştırma, köle işçi olarak çalıştırma, organ ticareti ve daha tahmin bile edemediğimiz neler neler. Toplama kamplarındakiler dört duvar arasında işkence altındalar, peki ya kalanlar özgür mü? Doğu Türkistan Türkiye’nin 2 katı yüz ölçümüne sahip bir açık hava hapishanesine çevrildi! Kardeş aile projesi adı altında Çin rejim elemanları Uygur Türklerini yatak odasına kadar 24 saat gözetliyor, yapay zekâ sistemiyle Uygurlar her yede takip ediliyor, aile üyelerinin hayatıyla tehdit edilerek Uygur kızları zorla Çinlilerle evlendiriliyor. Anne babası toplama kamplarına alınan çocuklar ise çocuk toplama kampına alınarak birer Çinli olarak yetiştiriliyor. Etnik yıkım, asimilasyon çalışmaları, insan haklarının hiçe sayıldığı uygulamalar her aşamada yapılmaya çalışılıyor!’ diye konuştu.

UYGUR TÜRKLERİ SOYKIRIMA UĞRUYOR!

Yurtdışındaki Uygurların ise nerdeyse 2016’dan beri aileleriyle iletişimleri yok diye konuşan Yer, ‘21. Yüzyılda yaşamamıza ve bir tıkla her yere ulaşabilmemize rağmen 9 seneden beri ailesinin hayatta olup olmadığını dahi bilmeyen Uygur Türkü kardeşlerimiz var. Bilmeliyiz ki Çin tehlikesi sadece Doğu Türkistan ile sınırlı kalmayacak çünkü Çin’in felsefesinde “misafir olarak git, ev sahibi olarak kal” diye bir tabir vardır. Bugün Çin bunu Doğu Türkistan’da başardı, Tacikistan’da ilk adımlarını attı, Kazakistan ve Kırgızistan’da ısınma turları yapıyor ve hedefinde Türkiye de var. Bugün Doğu Türkistan’da Uygurların uğradığı soykırım Türk medyasında bile Filistin kadar yet etmemiş olabilir. Yabancı medyada esamisi bile okunmuyor olabilir ama tüm uyuyanları uyandırmaya bir uyanık yeter! O uyanık biz olmalıyız! Türkler olarak, Müslümanlar olarak ve birer insan olarak bize düşen önce dua etmek, ardından kardeşlerimizin yanında olmaktır. Tıpkı Filistin davamız gibi doğu Türkistan haklı davamızı da etrafımıza duyurmaktır. Türkiye’ye vatandaşlık veya şirket kurmak bahanesi ile göç ederek Türkiye siyasetine ve ekonomisine el uzatarak işsizlik oranını arttıran, kredi tuzağıyla Türkiye’ye el uzatmaya çalışan Çinlilere karşı uyanık olmaktır’ ifadelerini kullandı. 

ÇİN ÜRÜNLERİ BOYKOT EDİLMELİDİR!

Boykot çağrılarında bulunan Yer, ‘Müslüman kardeşlerimizin çalınan alın teriyle hatta kanıyla üretilen Çin ürünlerini boykot etmek, bunun için de üretim ağımızda Çin’e muhtaç olmayacağımız sistemler geliştirmek boynumuzun borcudur. Bugün okuduğumuz bu metni bir Uygur kardeşimiz yazdı. İsminin duyulması halinde ailesinin can güvenliğinden endişe edeceği için ismini veremiyoruz ama acısını canı gönülden paylaşıyoruz. Şimdi onun duygularını direkt bize aktaran şu satırlarla konuşmamızı bitirelim. “Belki bu zamana kadar şanın bu kadar büyük olduğu için düşmanlar, çakallar hiç göz açtırmak istemedi sana ah güzel memleketim Doğu Türkistan.  Bunca zaman Çin dünyaya yayılmasın, Türk ve İslam coğrafyasına zarar vermesin diye tek başına üstlendin kale olmayı, ama anlamadılar bunca zaman nasıl sağlam koruduğunu Türklüğü, Müslümanlığı. Dinî, millî ve kültürel köklerinden kopartılmak istenen ve gözlerini açtığı andan itibaren “Sincanlı” olduğuna inandırılmaya çalışılan, daha ana karnında yok olan, doğmadan öldürülen adeta tutsaklar ülkesi oldun güzel yurdum Türkistan. Zalim Çin’e tüm dünyanın bu baş eğişi neden? Neden Firavun mizaçlı olduğu halde herkes onun zulmüne sessiz kalıyor? “Evet ya Musa sen haklısın ama Firavun karnımızı doyuruyor” diyen çağda yaşadığımız için belki… 76 yıldan beri çektirdiği ıstırapların haddi hesabı olmayan Çin artık anladı bu milletin böyle boyun eğmeyeceğini. 40 yıl aynı kazanda kaynatsa asla asimile olmayan milli ve dini değerleriyle mücadele etmeye devam eden bu milleti toplu yok etmek için toplama kamplarıyla işkencenin şiddetini her geçen gün artırıyor’ diye konuştu.

‘İADE KARARININ ALINMASI HABERİYLE YÜREĞİMİZDEN VURULDUK’

Çin’e iade edilen gençler konusunda konuşan Yer, ‘bunca işkenceye, bunca zulme rağmen tüm dünyanın körlüğüne, sağırlığına, dilsizliğine rağmen hala direnmeye devam ediyorlar. Özgürlük inancını bir an bile olsun yitirmeyen biz doğu Türkistanlılar, bir gün özgür vatan topraklarında, şanına yaraşır şekilde ay yıldızlı gök bayrağı dalgalandırmak için umutlarımızı daima diri tutuyoruz ve sizleri de bu umudumuza ortak olmaya davet ediyoruz. Şairin dediği gibi Milletin kalbinde yer etmez keder; Asırlar değişir, seneler geçer. Ne kadar karanlık olsa geceler, Mümkün mü sonunda sabah olmasın’ Geçtiğimiz günlerde, ülkemizde bulunan Uygur türkü 2 kardeşimiz olan Mahmut inayet ve Erkan Abduveli’nin , ‘doğu Türkistan’da zulüm yok’ denilerek zalim, katil, tecavüzcü, Türk ve Müslüman düşmanı olan Çine iade kararının alınması haberiyle yüreğimizden vurulduk. Bu kadar açıktan yapılan insanlık dışı muamelelerin göz ardı edilmesi de aynı şekilde insanlık dışı bir tavırdır. Bu kararın hemen geri çekilmesini tüm Türk ve Müslüman kardeşlerimiz gibi biz de istediğimizi buradan belirtiyoruz’ diyerek sözlerini tamamladı.